Yayınlanma Tarihi: 10/03/2021 |6.6 min read |

Melih Cevdet Anday’ın edebiyat yolculuğu

Yaşamı boyunca pek çok şiir, roman, deneme ve tiyatro oyunları yazmış olan Melih Cevdet Anday, şiirlerinde duygudan ziyade aklı ön planda tutmuş bir yazardır. Dönemi için yepyeni bir bakış açısı olan toplumun yaşadığı dertleri kaleme almayı seçer ve toplumsal bir şair olarak anılır.

 

Melih Cevdet Anday 13 Mart 1935 yılında İstanbul’da doğdu. Kadıköy Bahariye’de geçen çocukluğun ardından gençliğini ise Ankara’da geçirir. Babasının mesleği nedeniyle Ankara’ya taşınırlar ve liseyi Ankara’da okur. İleride garip akımını başlatacağı arkadaşları Orhan Veli ve Oktay Rifat ile Ankara Gazi Lisesi’nde okurken tanışır. Liseyi bitirdiği sene şiiri “Ukde”, Varlık dergisinde yayımlanır. Liseden sonra bir süre hukuk fakültesine devam eder, daha sonra ise Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi’ne kaydolur. Devlet Demiryolları’ndaki işi nedeniyle eğitimine devam edemez. Daha sonra bu kurum tarafından 1938 yılında sosyoloji eğitimi alması için Belçika’ya gönderilir. Fakat iki yıl sonra İkinci Dünya Savaşı patlak verince ülkesine geri dönmek zorunda kalır.

Garipçiler

1941 yılında Orhan Veli ve Oktay Rifat ile “Garip” adında şiir kitabı çıkarırlar ve garip akımını başlatmış olurlar. Kitaplarının isminden dolayı garipçiler olarak anılırlar. Şiirde, şairaneliğe ve alışılmış kalıplara karşı çıkarlar. Daha çok toplumun ortak duyguları, sıkıntıları ile ilgilenirler. Yaşamdaki gündelik dertler, duygular, sevinçler, üzüntüler yani daha önce şiir sanatında pek de ele alınmamış konulara yer verirler. Yazım dili olarak ise ölçü, uyak, kafiye gibi şeylerden bağımsız konuşma dilinde serbest nazım tarzını benimserler.

Geleneksel şiirden yana olan bir kesim, şiirin ayağa düştüğünü düşünerek karşı çıksa da bir diğer kesim toplumsal açıdan yaklaşır ve şiirin burjuvalıktan kurtulduğunu düşünerek destekler bu akımı. Şiir için devrim niteliğinde bir hareket olarak görülür garip akımı bir diğer adıyla birinci yeni şiir.

1940 sonrası

Melih Cevdet Anday Belçika’dan döndükten sonra, dönemin Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in önerisiyle Milli Eğitim Bakanlığı Neşriyat Müdürlüğünde memur olarak çalışmaya başlar. 1946 yılı seçimlerine dek Milli Eğitim Bakanlığı Yayın Müdürlüğünde danışmanlık, Ankara Halk Kütüphanesi’nde memurluk ve çevirmenlik yapar. 1946 yılı seçimlerinde bakanlığın el değiştirmesiyle başlangıçta yeniden askere alınır Melih Cevdet Anday. Sonrasında ise Konya’ya atansa da bu atama geri alınır. Bir süre sonra da görevinden ayrılır ve yıllar sonra tekrar İstanbul’a döner.

 

İstanbul’a dönüş

İstanbul’a döndükten sonra bir süre işsiz kaldıktan sonra Akşam Gazetesi’nde çalışmaya başlar. Melih Cevdet Anday’ın yakın dostu olan gazeteci Hıfzı Topuz’un bir röportajı bu dönemi oldukça güzel anlatıyor: “Melih’i bana Vala Nureddin tanıttı. İşsizdi, İstanbul’a gelmişti. Vala, ‘Bu çocuğa bir iş bulalım. Bir şeyler yapsın’ dedi. Ben yazı işlerine falan bakıyordum, bir otoritem vardı gazetede. Vala da köşe yazarıydı. Melih’e dışarıdan röportajlar yaptırmaya başladım. Sonra kitap sayfası diye bir sayfa yaptırdım gazetede. Melih’e bıraktım bunu. Melih ‘Ömür Boyu Kitap’ sayfasını yaptı. O ara Melih’in bütün arkadaşları gazeteye gelip gidiyordu. Sonra Melih’e bir sabotaj oldu gazetede. Çalışmasını engellediler, baltaladılar. Necdet diye bir adam vardı, patronun damadıydı. Futbolcuydu, kaleciydi. Gazeteye bir ara hakim oldu. Melih’i de gazeteye sokmama kararı aldı. Melih artık başka işler bulmuştu. Gazete dışında yaşayabilecek hale gelmişti. Konservatuvarda öğretmen oldu. Başka yerlere yazı yazıyor, ders veriyordu ve kendini kurtarmıştı.”

Melih Cevdet Anday Akşam Gazetesi’nden ayrıldıktan sonra kısa bir süre Doğan Kardeş Yayınları’nda çalışır, çeviriler yapar. Fakat buradan da görüşleri nedeniyle ayrılmak zorunda kalır. 1958-1964 yılları arasında Tercüman, İkdam, Büyük Gazete, Yeni Tanin gibi süreli yayınlarda denemeler, makaleler ve tefrika romanları yazar. Nadir Nadi’nin desteği ile girdiği Cumhuriyet Gazetesi’nde ise köşe yazılarını 17 yıl boyunca sürdürür.

Yazarlığın yanı sıra 1954 yılında girdiği İstanbul Belediye Konservatuarı’ndan emekli olana dek fonetik ve diksiyon öğretmenliği yapar. Konservatuar ile birlikte 1964-1969 yılları arasında TRT’de yönetim kurulu üyeliği görevinde de bulunur. 1977 yılında emekliye ayrılır Melih Cevdet Anday ve 1979 yılında UNESCO Genel Merkezi Kültür Müşaviri olmak üzere iki yıllığına Paris’e gider.

1956’da yayımlanan Yan Yana isimli şiir kitabı 142’nci maddeye aykırılığı nedeni ile 1964’te yasaklanır. Melih Cevdet Anday, yazılarında kendi adı haricinde başka isimler de kullanırdı. Yaşar Tellidede, Niyaz Niyazoğlu, Yaşar Tellioğlu, Gani Girgin, Yaşar Tellidere bu isimlerden bazılarıdır. Melih Cevdet Anday sözleri diye aratıldığında bu mahlaslar yazdıklarına rastlamak da mümkün.

 

Anday’ın kalemi tiyatroya da dokunur

Şiir, roman, deneme ve çeviriler dışında tiyatro eserleri de kaleme almıştır büyük usta.  İlerleyen dönemde merak sardığı Antik Yunan mitolojisi ve doğu kültürlerinin de etkileri görülebilir eserlerinde. Yazdığı tiyatro oyunları başta Devlet Tiyatroları ve Şehir Tiyatroları olmak üzere farklı pek çok grup tarafından sahnelenir. Örneğin Mikadonun Çöpleri oyununa İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı tiyatro bölümünde ders içeriği olarak çok büyük yer verilir.

Melih Cevdet Anday şiiri bir dil biçimi olarak düşünür. Mantık, felsefe, konuşma dilinden çok daha farklı bir açıdan yaklaşılmalı der. Ne doğrudur ne de yanlıştır şiirle ilgili mantık. Şiirin kendine has bir mantığı vardır Melih Cevdet Anday’a göre. Şiir anlaşılmaktan ziyade kendisine varılan bir olgudur.

Melih Cevdet Anday’ın garipçiler ile çıkardıkları ilk kitapları olan Garip dışında Rahatı Kaçan Ağaç, Telgrafhane, Yanyana, Kolları Bağlı Odysseus, Teknenin Ölümü, Sözcükler şiir kitaplarından bazılarıdır. Çeviri metinlerinden birkaçı ise Şiir Sanatı, Çayhane, Bir Zenci Kızın Öyküsü, Ölü Canlar ile Babalar ve Oğullar sayılabilir. Melih Cevdet Anday’ın sayıca az ama önemi büyük tiyatro oyunları ise şunlar: İçerdekiler, Mikadonun Çöpleri, Yarın Başka Koruda, Dikkat Köpek Var, Ölüler Konuşmak İster, Müfettişler ve Ölümsüzler.

Yazar yaşamı boyunca, TRT Roman Armağanı, TDK Çeviri Ödülü, Yeditepe Şiir Armağanı, Sedat Simavi Vakfı Edebiyat Ödülü, İş Bankası Büyük Ödülü, Enka Sanat Ödülleri, TÜYAP Onur Ödülü ve Aydın Doğan Vakfı Şiir Ödülü gibi ödüllere de layık görülür.

Tüm yaşamını şiire ve edebiyata adamış Cumhuriyet dönemi yazarlarından Melih Cevdet Anday 87 yaşında solunum ve böbrek yetmezliği sebebiyle 28 Kasım 2002’de İstanbul’da hayata veda eder. Büyükada mezarlığında toprağa verilir.

“Uyuduk mu eşit oluruz.

Ne tutku, ne gurur, ne umut…”

Melih Cevdet Anday

 

 

Paylaş!