Yayınlanma Tarihi: 29/03/2021 tarafından

Ankara Sanat Tiyatrosu’nun Önemi

 

Dile kolay 58. yılında bir tiyatro. 58. yılında pandemi koşullarından dolayı sahnesini kaybetti ve bugün artık Ankara Sanat Tiyarosu, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi’nin sahnesine taşınmış durumda. Yeni oyunları orada sahnelenecek. Bu değişim vesilesiyle Ankara’nın en önemli sanat kurumlarından biri olan Ast’ı, başlı başına oyuncularını ve çok kez sahnelenmiş oyunları ele alalım dedik.

AST’ın kurucusu Asaf Çiyiltepe ikinci yılda yayınladığı yazıda olan biteni şöyle anlatır:

“Tiyatromuzun iki yılda yaptığı turneler 30.000 km. tutuyor ve bu turneler sırasında 50’ye yakın yerde oyunlar oynadık.  İki yılda 100.000’i bulunduğumuz kentlerde 100.000’i turnelerde olmak üzere  200.000 seyircimiz oldu. Bütçemiz yılda 300.000 TL ile 500.000 TL arasında değişiyor.”

O yıllarda oynanan oyunlara baktığımızda hangi isimleri görmüyoruz ki? Ast’tan sadece oyuncular değil birçok değerli insan geçmiş. Mesela bunlardan biri Tezer Özlü. Ruzante’nin oyunu 5. Yosma’daki oyuncular arasında onu görebiliyoruz.

Asaf Çiyiltepe (1934-1967) kendisi de birçok oyun yönetiyor. Bu arada Çiyiltepe’nin ardından manevi tahtı devralan isim Rutkay Aziz ve Ast çok uzun yıllar onun ismi ile anılıyor.

Rutkay Aziz başındayken 12 Mart sıkıyönetiminde AST kapatılıyor ve yine bir süre sahnesiz kalıyor. Tekrar açılmasının ardından ise tam sürat kaldığı yerden devam ediyor. İşçi sınıfı, komünist oyunlar, herkesin kolay kolay el değmek istemeyeceği hikayeler seyirci ile hep AST bünyesinde buluşturuluyor. İşçilerin sıkıntılarına her daim öncelik veren Ast’ın en çok ses getiren oyunlarından biri Ömer Polat’ın yazdığı  “1975’te 804 İşçi”. Oyun, Türk – Irak petrol boru hattında çalışan 804 işçinin sömürüye karşı yürüttükleri üç aylık direnmelerini konu alıyor. Oyunun yönetmenliğini ise oyunculardan Rana Cabbar yapıyor.

58 dönemlik tiyatro sezonunda Rana Cabbar’ın hem oyuncu hem de yönetmen olarak yer aldığı daha çok oyun var. Kronolojik olarak bakarak olursak da en öncesine, birinci dönemdeki başlangıç oyunlarını saymak lazım, ki bu bahsettiğimiz isimler tiyatro geleneğini nereden nereye taşımışlar daha iyi görelim.

Birinci Dönem Oyunları:

Godot’yu Beklerken

Gizli Ordu

Ölü Canlar

Mezarsız Ölüler

Godot’yu Beklerken ve Ölü Canlar’ı Asaf Çiyiltepe, Gizli Ordu ve Mezarsız Ölüler’i ise Güner Sümer sahneye koymuş. Oyuncular arasında Ayberk Çölok, Şevket Altuğ ve yine rejisör Güner Sümer de var. Yönetmenin aynı zamanda oyuncu, oyuncunun da oyunu yöneten kişi olduğu bu tek ruh ekip geleneği ya bu zamanlara dayanıyor da diyebiliriz.

Zaten AST’ı tek bir kelime ile ifade edecek olsak, bu “birlik” veya “beraberlik” olurdu. Belki de tüm tiyatroların AST’dan öğrenmesi gereken budur, kim bilir…

Günsu Özkarar

Paylaş!